Sayfalar

masonluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
masonluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ağustos 2013 Salı

Oyuncu-aktör-dublör çok ama senaryoyu yazan tek; Siyonizm

siyonizm
siyonizm

Memleket hatta bütün İslam beldeleri devasa bir tiyatro sahnesine çevrilmiş... Oyuncu-aktör-dublör çok ama senaryoyu yazan tek; Siyonizm....
Siyonist ve Hıristiyan dünyasından madalyalı Türkiyeli(!) Devlet Adamları :

14 Haziran 2013 Cuma

Tevrat'ın değiştirilmesi, bozulmuş Tevrat'taki çelişkiler, Siyonizm ve Üstün Irk inancı

Tevrat'ın değiştirilmesi, bozulmuş Tevrat'taki çelişkiler, Siyonizm ve Üstün Irk inancı
Tevrat'ın değiştirilmesi, bozulmuş Tevrat'taki çelişkiler, Siyonizm ve Üstün Irk inancı

Cenab-ı Hak Adem (A.S) dan beri Hak Peygamberlerini gönderdi. Böylece (Rahman ve Rahim) olduğu için şefkat ve merhametle bütün kullarına dünya ve ahiret saadetinin yolunu gösterdi. Bütün peygamberle­rin hepsi hakkı temsil etmişlerdir. Hepsi İslâm peygamberleridirler. Adem (A.S), Nuh (A.S), İbrahim (A.S), Musa (A.S), İsa (A.S) ve son peygamber Hz.Muhammed (S.A.V).

Adem (A.S)'a 10 sahife, Şit (A.S)'a 50 sahife, İdris (A.S)'a 30 sahife ve İbrahim (A.S)'a 10 sahife gönderildi.
Hz.Musa (A.S)'a TEVRAT
Hz.Davut (A.S)'a ZEBUR
Hz.İsa (A.S)'a İNCİL
Son Peygamber Hz.Muhammed (S.A.V)'e de KUR'AN-I KERİM gönderildi. Kur'an-ı Azimüş-Şan, kıyamete kadar bütün insanlığa Dünya ve Ahiret, saadet yolunu göstermek üzere gönderilmiştir.

Tarihen bilinen gerçek odur ki; çeşitli şekillerde Kur'an-ı Azimüş- Şan'dan önce gönderilen İlâhi kitaplar çeşitli kimseler tarafından çeşitli zamanlarda tahrif edildiler. Yalnız Kur'an-ı Azimüş-Şan bir noktası dahi değişmeden muhafaza olunmuştur ve Cenab-ı Hak Kur'an-ı Azimüş-Şanı Kıyamete kadar muhafaza edeceğini de bildirmiştir.

Bugün Hz.Musa (A.S)'a gönderilen Hak Kitap Tevrat'ın, Hz.Davut (A.S)'a gönderilen Hak Kitap Zebur'un, Hz.İsa (A.S)'a gönderilen Hak Kitap İncil'in aslını bulmak mümkün değildir, bunlar değiştirilmişlerdir.
TEVRAT NASIL TAHRİF EDİLDİ?

Tevrat, bütün dünya Yahudilerinin emirlerine sıkı sıkıya bağlı oldukları din kitabıdır. Tevrat, asırlardır Yahudilerin hayatlarını, dünyaya bakış açılarını, diğer insanlara karşı düşünce ve tavırlarını düzenlemiştir. Yahudiler Tevrat'ın tamamen vahye dayalı ve ilahi bir kitap olduğunu iddia ederler. Önemli olan nokta da burasıdır.

Elimizdeki Tevrat, gerçekten Allah tarafından indirilmiş orjinal metin­lerle aynı mıdır? Yoksa Tevrat, orjinalliği bozulmuş, dolayısıyla ilahi niteliği kaybolmuş bir kitap mıdır? Bu sorunun cevabı bizzat Tevrat'ın kendisi araştırılarak rahatlıkla bulunabilinir.

Tevrat, Kitab-ı Mukaddes'in ilk kısmını oluşturur (İkinci kısım İncildir). 39 Kitaptan meydana gelmiştir. Ve bu 39 kitabın yalnızca ilk 5 tanesi Hz.Musa'ya verilen bölümlerdir. Beşinci bölüm olan Tesniye'de Hz.Musa'nını ölümünün anlatılması bundan sonraki bölümlerin başkaları tarafından yazıldığını ortaya koymaktadır.

"Rabbin sözüne göre Rabbin kulu Musa orada, Moab diyarında öldü. Ve Moab diyarına Beyt-Peor karşısındaki derede onu gömdü." (Tesniye Bölümü, 34/5-8)
Tevrat'ı takip ettiğimizde kalan bölümlerin Musa'nın ölümünden sonra Yahudilerin başına geçen kişilerin hayatlarını ve verdikleri emirleri kapsadığını görürüz. Bundan dolayı, Tevrat, yüzlerce yıl boyunca değişik kişiler tarafından yazılmış ve ilahi niteliğini yitirmiş bir kitaptır.
Tevrat'ın değiştirildiği, içerdiği çelişkili ifadelerden rahatlıkla anlaşılmaktadır. Bu çelişkilerin Musa'nın beş kitabında dahi var olması, bu bölümlerin de hahamların tahrifatına uğradığını göstermektedir.
900 sayfalık Tevrat yukarıdan aşağı incelendiği zaman aşağıdaki 4 sebepten dolayı kutsal Tevrat'ın baştan aşağı değiştirilmiş olduğunu görmek mümkündür:
1.  ÇELİŞKİLER
2.  SİYONİZM VE ÜSTÜN IRK İNANCI
3.  ALLAH İNANCI
4.  ALLAH'IN PEYGAMBERLERİNE İZAFE EDİLMESİ MÜMKÜN OLMAYAN, HAŞA CİNSEL SAPIKLIK VE GAYRİ AHLAKİ DURUMLARIN İZAFE EDİLMESİ.
Türkiye'deki Mason Üstad-ı Azamlarından Hayrullah Örs,
Tevrat'ın zaman içinde tahrif edildiğini şu şekilde anlatmaktadır :

"Eski Ahid, özellikle Tevrat (Musa'nın 5 kitabı, Tekvin, Çıkış, Levililer, Sayılar ve Tesniye), Yahudiler ve Hıristiyanlarca, yakın zamana kadar Tanrı'nın Musa'ya doğrudan doğruya yazdırdığı kitap olarak kabul edilmekte idi. Ama iki yüzyıldan beri yapılan incelemeler, bunların çok yeni diyebileceğimiz zamanlarda yazıldığını ve çeşitli maksatlarla tarih boyunca değişikliklere uğratıldığını ispatlamıştır." (Musa ve Yahudilik, Hayrullah Örs, sf.34-35)


DEĞİŞTİRİLMİŞ TEVRAT'TAKİ ÇELİŞKİLER

Aşağıdaki çelişkili ayetler, Tevrat'ın orjinal metinlerinden farklı
olduğunun en açık delilleridir.


"...Ve İbrahim dedi; "Ya Rab Yehova! Bana ne vereceksin?" (Tekvin
Bölümü, 15/2-3)

"Ve Tanrı Musa'ya söyleyip dedi: Ben Rabbim ve İbrahim'e, îshak'a
ve Yakub'a kadir olan Tanrı olarak göründüm. Fakat onlara Yehova ismimle malum olmadım." (Çıkış Bolümü, 6/2-3)
"Ve Saul'un kızı Mikal'ın ölümü gününe kadar çocuğu olmadı."
(II. Samuel Bölümü, 6/23)

"Saul'un kızı Mikal'ın Meholalı Barzillay oğlu Adriel'e
doğurmuş olduğu beş oğlunu kral aldı." (Samuel Bölümü, 21/8)
"Ve Suriyeliler İsrail'in önünden kaçtılar. Ve Davud, Suriyeli­lerden yedi yüz araba cenkçiler ile kırk bin atlı telef etti ve ordu başbuğu Şofak'ı vurdu ve orada öldü." (II.Samuel Bölümü, 10/18)

"Ve Suriyeliler İsrail'in önünden kaçtılar ve Davud, Suriyelilerden yedi bin araba cenkçiler ile kırk bin yaya asker öldürdü. Ordu başbuğu Şofak'ı da öldürdü." (I. Tarihler Bölümü, 19/18)

"Ve bir karış kalınlıkta idi ve onun kenarı bir kese kenarı gibi, zambak çiçeği gibi, işlenmişti, iki bin banyo ihtiva ederdi." ( I. Krallar Bölümü. 7/5)

"Ve kalınlığı bir avuç idi. Ve kenarı bir kese kenarı gibi, zambak çiçeği gibi işlenmişti ve içine üç bin banyo alırdı." (II. Tarihler Bölümü, 4/2)
"Arah oğulları yedi yüz yetmiş beş." (Ezra Bölümü, 2/5) "
Arah oğulları, altı yüz elli iki." (Nehemya Bölümü, 7/10)

"Ahazya kral olduğu zaman kırk iki yaşında idi ve Yeruşalem'de bir yıl krallık etti." (II.Tarihler Bölümü, 22/2)

"Ahazya kral olduğu zaman yirmi iki yaşında idi ve Yeruşalem'de bir yıl krallık eti." ( II. Krallar Bölümü,8/26)

"Ve Yakub o yerin adını Peniel koydu, çünkü: "Allah yüz yüze gördüm ve canım sağ kaldı, dedi." (Tekvin Bölümü, 32/30)

"Ve dedi yüzümü göremezsin, çünkü insan beni görüpte yaşayamaz." (Çıkış Bölümü, 33/20)
DEĞİŞTİRİLMİŞ TEVRAT'TA, SİYONİZM VE ÜSTÜN IRK İNANCI

"Siz Allahın, Rabbin oğullarısınız.. Çünkü sen, Allah'ın, Rabbe mukaddes bir kavmisin ve Rab üzerinde olan bütün kavimlerden üstün olarak, kendine has bir kavim olmak üzere, seni seçti." (Tevrat, Tesniye Bölümü, 14/2)

"Ve Allah'ın Rabb'in sana teslim edeceği bütün kavimleri bitireceksin, gözün onlara acımayacak." (Tevrat, Tesniye Bölümü, 7/16)

Hahamlar, kendi görüşleri doğrultusunda tahrif ettikleri Tevrat'a, Yahu­dilerin sahip oldukları üstün ırk inancını da eklemişlerdir.

Yahudiler, Tevrat'tan çok daha önceleri, kendilerinin bütün ırklardan üstün olduklarına ve dünyanın gerçek sahibi olduklarına inanmaktaydılar. Yahudi geleneklerinin ve ideolojisinin temel kitabı olan Kabala, Tevrat inmeden çok daha önceleri bu sapkın inançlar üzerine kurularak yazılmıştır. Daha sonra, bütün insanları eşit kılan Tevrat'ı da, Yahudi hahamları değiştirmişler ve bu Kutsal Kitap'a üstün ırk inançlarını eklemişlerdir.

Bu sapkın inançlara göre; Yahudiler Allah'ın seçtiği ve üstün kıldığı bir kavimdir ve yeryüzü onlara aittir. Fakat "goyimler" (Yahudi olmayan, insan görünümündeki hayvan demektir) dünyayı haksız olarak ele geçirmişlerdir.

İşte Yahudilerin bu inançlara olan bağlılıkları, tarih boyunca diğer mil­letlere kin ve düşmanlık beslemelerine yol açmıştır. Bu sapkın görüşe göre, Rab Yehova yalnız İsrailoğullarını sevmektedirler.

"...Ve onlardan nefret ettim. Fakat size dedimSiz onların topraklarını miras olarak alacaksınız ve ben size onu mülk olarak vereceğim. Ben, sizi milletlerden ayırt eden Allah'ınız Rabbim." (Levililer Bölümü, 20/25)

Ve bu inançlara göre Rab Yehova, Yahudileri dünya hakimi kılacaktır.
"Ben dedim: Siz ilahlarsınız ve hepiniz yüce olanın oğullarısınız. Kalk ey Allah! Yeryüzüne hükmet, zira milletle­rin hepsine sen varis olacaksın." (Tevrat, Memurlar Bölümü, 82/6-8)
Siyonizm ise, bu inançlar uğruna, Yahudilerin insanlara karşı duyduğu nefret ve üstünlük hırsının adıdır. Tevrat, Yahudilerin bu dünya hakimiyetine nasıl ulaşacaklarını da anlatmıştır:
"Eğer kendi yüreğinde, "Bu milletler benden çokturlar, nasıl onların mülkünü alabilirim?" dersen, onlardan kork­mayacaksın... Allahın Rab o milletleri önünden azar azar kovacak, onları çabukça bitiremezsin yoksa senin üzerinde kır hayvanları çoğalır." (Tevrat, Tesniye Bölümü, 7/17/,22)
Görüldüğü gibi, Tevrat, Yahudilerin diğer milletleri yavaş yavaş yok edeceğini söylemektedir. Siyonizm ise bu taktik doğrultusunda, dünya çapında uyguladığı plânlarda, uzun vadeli hedefler gütmektedir. Diğer mil­letlerin, kademeli bir şekilde Yahudilere boyun eğmesi planlanmaktadır.
Yahudiler, kendi eserlerinde de bu üstün ırk inancını sık sık dile geti­rirler. Siyonizmin fikir babası Ahad Ha'am Nietzsche Yahudilerin üstün ırk inancını şöyle ifade ediyor:
"Yaratılış merdiveninde farklı basamaklar olduğunu herkes doğal olarak kabul eder: Önce inorganik nesneler, bitkiler ve hayvanlar âlemi sonra konuşan yaratıklar ve hepsinin üstünde Yahudiler.". (Sources de la Pensee Joive Contenporaine, sf. 49)

Yahudilerin üstün ırk inançlarını ve diğer milletlere bakış açılarını Tevrat ayetleri açık bir şekilde anlatmaktadır:

"Ve aranızda yürüyeceğim ve sizin Allah'ınız olacağım ve siz benim kavmim olacaksınız." (Levililer Bölümü, 26/12)


"Ve ecnebiler senin duvarlarını yapacaklar ve kralları sana hizmet edecekler. Kapıların daima açık duracak, milletlerin servetini ve sürgün getirilen krallarını sana getirsinler diye, gece gündüz kapanmayacaklar. Çünkü sana kulluk etmeyen millet harap olacak. Ve seni sıkıştıranların oğulları sana eğilerek gelecekler ve seni hor görenlerin hepsi senin ayaklarının tabanlarında yere kapana­caklar ve sana, Rabb'in şehri Kudüs'ün Sion'u diyecekler. Ve milletlerin sütünü emeceksin." (İşaya Bölümü, 60/10-16)

"Saf altında tartılan Sion'un değerli oğulları." (Tevrat, Yeremyanın Mersiyeleri Bölümü, 4/2)

"İşte, şimdi bildim ki, bütün dünyada Allah yoktur, ancak İsrail'de yardı." (II. Krallar Bölümü, 5/15)

"Sizi, bugün olduğu gibi bütün kavimlerin arasından Seçtim." (Tesniye Bölümü, 10/15)
"Kızlarınızı, onların oğullarına vermeyeceksiniz ve oğullarınıza ve kendinize onların kızlarından almayacaksınız."
(Nehemya Bölümü, 13/25)

"Bütün göklerin altında olan kavimler üzerine bugün senin dehşetini ve korkunu koymaya başlayacağım, onlar senin haberini işitecekler ve senin yüzünden titreyip kıvranacaklar."
(Tesniye Bölümü, 2/25)

"O Allah ki, bana öçler verir, kavimleri bana tabi kıllar" ( II. Samuel Bölümü, 22/48)

"Hiç bir leş yemeyeceksiniz; onu yabancıya satabilirsin, çünkü sen Allah'ın, Rabbe mukaddes bir kavmisin." (Tesniye Bölümü, 14/21)

Yahudi hahamları, asırlar önceki meslektaşlarının uydurdukları bu ayetlere son derece bağlıdırlar. Bütün Yahudi toplumunu bu telkinlerle yetiştirirler.
Başka bir kaynakta Yahudilerin ağzından kendi üstün ırk fikirleri şöyle anlatılıyor:

"Tanrı tüm evreni dört temel ayırım yani, mineral, bitki, hayvan ve insan üzerine kurmuşsa da, aslında beşinci bir türün var olduğu yazılmıştır. Bu da Am İsrael, yani Yahudilerdir. O'nun dördüncü türden, konuşanlar topluluğu insan­lardan ayıran mesafe, insanı hayvandan ayıran mesafeden daha az değildir." (Rav Yoel Kahn, "La cinguieme dimension" Rencontres Habad No. 25, 1989, sf. 15)
Halbuki KUR'AN-I Azimüş-Şan, hahamlar tarafından yapılan bütün bu üstün ırk uydurmalarını reddetmekte ve gerçeği şöylece ortaya koymaktadır:

"....Yahudiler: "Biz, Allah'ın çocukları ve sevgilileriyiz."
derler. De ki: "Hayır, siz de onun yarattığı birer İnsansınız."
 (Maide Suresi, 18)

DEĞİŞTİRİLMİŞ TEVRAT'TA  ALLAH İNANCI

"Tanrıya inanmak Yahudiliğin temel başlangıç noktası değildir. Resul Jeremiah bile İsrail'in başkaldırısını, Tanrının ağzından şöyle anlatır: Beni terk ettiler ve kanunlarımı uygulamadılar.'Eski hahamların bu sözü yorumlama şekli ise: İnançlarından vazgeçsinler ama kanunları uygulasınlar". (Şalom Gazetesi, 8 Mart 1989)

Yahudi dini, tamamen gelenekler üzerine kurulmuştur. Bir Yahudi için din, Allah'ın hoşnutluğu ve yakınlığından çok, üstün ırk inancını ve koyu gelenekleri ifade eder.

Bütün Yahudi ibadetleri, sembolleri, Yahudi ırkının üstünlüğü ve Yahudi geleneklerinin korunması mantığına bağlıdır, ibadetlerde yüceltilen Allah değil, Yahudilerin kendileridir. Dolayısıyla Yahudilik, gerçekte, kitabı hahamlar tarafından yazılmış bir ideolojidir, ideolojisini kibire dayandıran bir yapının ise, Allah'la bağlantı içinde olması mümkün değildir. Türkiye Yahudilerinin yayın organı Şalom Gazetesi konu hakkında şöyle diyor:

"Tanrıya inanmak Yahudiliğin temel başlangıç noktası değildir. Resul Jeremiah bile İsrail'in başkaldırısını, Tanrının ağzından, şöyle anlatır: "Beni terk ettiler ve kanunlarımı uygulamadılar." Eski hahamların bu sözü yorumlama şekli ise: "İnançlarından vazgeçsinler ama kanunları uygulasınlar" olmuştur." (Şalom Gazetesi, 8 Mart 1989)

"İnançlarından vazgeçsinler ama kanunları uygulasınlar", bu ifade Yahudi hahamların Allah'a ne derecede inandıklarını göstermektedir. Hahamların gözünde sapık Yahudi adetleri Allah inancından daha önemlidir.
Bu yüzden Yahudilerin çoğu, gerçeği görseler dahi asla dinlerinden vazgeçmezler. Yahudilerin bu tutucu tavrı KUR'AN-ı Azimüş-Şan'da şöyle anlatılır:
"Kimi Yahudiler, kelimeleri konuldukları yerlerden saptırırlar, dillerini eğip bükerek ve dine bir hınç besleyerek: Dinledik ve karşı geldik, derler… Onlar az bir bölümü dışında inanmazlar. " (Nisa Suresi 46)

"Onlardan bir bölümü Allah'ın sözünü işitiyor, akıl erdirdikten sonra, bile bile değiştiriyorlardı." (Bakara Suresi 75)



Allah'ın sözlerini bile bile değiştiren, dini öğrenip anladıktan sonra dinledik ve karşı geldik diyen bir yapının, Allah'a inanıyor olması da mümkün değildir. Yahudilik, Allah inancı üzerine kurulmadığı gibi, tam tersine, Yahudileri ilahlaştırmıştır:

"Ben dedim: Siz İlahlarsınız ve hepiniz yüce olanın oğullarısınız... Kalk ey Allah! Yeryüzüne hükmet!" (Mezmurlar Bölümü, 82/6-8)

Yahudilerin üstün ırk öğretileri, Allah'ı dahi kendileri karşısında boyun eğebilecek bir varlık olarak düşünmelerine neden olmuştur:

"Ve dedi; Artık sana Yakub değil, İsrail denilecek; çünkü Allah ile uğraşıp yendin." (Tekvin Bölümü, 32/28)

İnsanlara yenilen, mağlup olan bir varlık, tabii ki Allah olamaz; Bu Yahudi hahamların kendi ateizmlerini Tevrat'a sokmak için uydurdukları bir kıssadır.

Yahudiler kendilerini ilahlaştırırken, Allah'a insani vasıflar vermişlerdir.

"Ve günün serinliğinde bahçede gezmekte olan, Rab Allah'ın sesini işittiler." (Tekvin, 3/8)
"O zaman Rab, uyanan adam gibi, şaraptan bağıran yiğit gibi uyandı." (Mezmurlar Bölümü 78/65)

"Ve Rab, yeryüzünde adama yaptığına pişman oldu ve yüreğinde acı duydu." (Tekvin Bölümü, 6/6)

Bu Tevrat ayetlerinde görünen gerçek, Yahudilerin kendilerini hem milletlerden, hatta Allah'tan bile üstün gördükleridir.
Yahudilere insanüstü vasıflar veren hahamlar, Allah'a insani acizlikler atfetmişlerdir. Sonuçta "İsrail" kelimesini, Allah ile uğraşıp yenen manasına getirmişlerdir. (İsrail kelimesinin gerçek manası Yakub demektir. Ben-i İsrail demek Yakub’un oğulları demektir.)

Bu da Yahudilerin yaşadıkları dinin, Allah inancına değil, yalnızca Yahudilerin üstünlüğü melankolisine ve koyu geleneklere dayandığını göstermektedir.

Yahudi dininin ilginç bir özelliği de ahiret inancına yer vermeyişidir. 900 sayfalık Tevrat'ın hiç bir yerinde cennet veya cehennemden bahsedile­mez. Tamamen dünya hayatına yönelik olan Tevrat'ın bu hale gelmesi de, kuşkusuz Hahamların eseridir.

Kuran'ın üçte birine yakın bölümünde ahiret hayatının anlatılması, gerçek dinde bu konunun ne denli önemli olduğunu göstermektedir.

Şüphesiz, aslında orjinal Tevrat da bu konuyu ayrıntılarıyla anlatmış olmalıdır. Fakat, ahiret ve dolayısıyla öldükten sonra hesap verileceği gerçeği hahamların pek hoşuna gitmemiştir. Bu da, bu bölümleri Tevrat'tan çıkarmalarına neden olmuştur.

Yahudilerin Tevrat'tan ahiret inancını çıkarmaları, dünya hayatına olan bağlılıklarından kaynaklanmaktadır. Kur'an da bu konu şöyle anlatılıyor:
"Andolsun, sen onları (Yahudileri) insanlardan (hatta) müşrik olanlardan ziyade hayata düşkün bulacaksın. Onlardan her biri arzu eder ki (Kendisine) bin yıl ömür verilsin. Halbuki onun çok yaşatılması kendisini azaptan uzaklaştırıcı değildir. Allah, onlar ne işlerlerse, hakkıyla görücüdür." (Bakara Suresi , Ayet: 96)
DEĞİŞTİRİLMİŞ TEVRAT'TA GAYRİ AHLÂKİ GÖRÜŞLER

Hahamlar Tevrat'a, kendi sapkın görüşlerine uygun olarak, ahlâkı bozacak emir ve konuları katmayı da ihmal etmemişlerdir. Bu sapık ayetler, Tevrat'ın orjinal metinlerinden farklı olduğuna da delil oluşturmaktadırlar. Aile içi cinsel ilişkiye varan bütün sapıklıklar Tevrat'ta övgüyle anlatılır. Hahamların Tevrat'a ekledikleri Lut Peygamber ve kızları hakkındaki çirkin iftira, sapık Yahudi adetlerinden olan ensest'i (aile içi cinsel ilişkiyi) meşru göstermek için uydurulmuştur:
Bunun yanısıra, Tevrat metinlerinde pek çok müstehcen ifade vardır. Bir ilahi kitapta bulunması mümkün olmayan ifadeler bozulmuş Tevrat'ta mevcuttur.

Tevrat'ta cinsel sapıklığın övülmesi ve teşvik edilmesi,. Yahudilerin her türlü sapıklığı rahatça, dini bir ibadet olarak yapmalarını sağlamaktadır.

(Bkz. İktibaslar, Tevrat ve Cinsel Sapıklık, S.262)
TEVRAT'TAKİ TAHRİFLER NASIL YAPILMIŞTIR?

Hiç şüphesiz bu tahrifler bir kısım kimselerin; NEFSİNE ESİR olmaları ve Şeytana uymaları dolayısıyla, kendi arzularına uygun şekilde ilahi bir kitabı tahrif etmeleri suretiyle meydana gelmiştir.

Kendi nefislerine esir oldukları ve ahlâken zafiyet içinde bulundukları için, ahlaksızlıkları rahatça yapabilmek maksadıyla onlara haşa peygam­berler de yapmışlardır gibi, göstermek suretiyle aynı ahlaksızlıklarını devam ettirmek istemişlerdir. Diğer yandan beni İsrail Tevrat'tan önce kendi ananelerini, örflerini KABALA adlı bir kitapta toplamışlardı ve bu KABALA'ya sıkı sıkıya bağlı idiler. Tamamen üstün ırk saplantısına dayanak hazırlanmış olan KABBALA'daki görüşlerini TEVRAT gönderildikten sonra da muhafaza ettiler, kendileri TEVRAT'a uyacaklarına, TEVRAT'ı eski ananelerine uydurmak yoluna saptılar. Böylece çeşitli hahamların, çeşitli zamanlarda yaptıkları değişikliklerle TEVRAT'ın içerisinde yukarıda sözü edilen çelişkiler, Allah inancıyla bağdaşmayacak bir çok yanlış cümleler ve üstün ırk fikirleri TEVRAT'ı doldurduğu gibi, diğer yandan da ahlâken kabul edilmesi mümkün olmayan bir çok hususlar da TEVRAT içerisinde yer almış bulunmaktadır. Bu değişikliklerin Hahamlar tarafından nasıl yapıldığı hakkında bir fikir elde edebilmek için önce Ben-i İsrail içerisinde Hahamların nasıl bir mevkiye sahip olduklarına bir bakış yapmakta, sonradan da Ben-i İsrail'in TEVRAT'tan önce sımsıkıya bağlı olduğu KABALA hakkında kısacıkta olsa bir fikir sahibi olmakta yarar vardır.

HAHAMLAR

Tevrat'ın büyük kısmını yazanlar, Yahudilerin üzerinde tarih boyunca kontrollerini sürdürmüş olan, hahamlardır.
Yahudilerin sapkın görüş ve geleneklerine sıkı sıkıya bağlı olan hahamlar, orjinal Tevrat'ın getirdiği gerçek dini kabullenmemiş, kendi inançları doğrultusunda Tevrat'ı da değiştirmişlerdir. Meşhur Mason Hayrullah Örs, Tevrat'ı kimin yazdığı konusunda şunları söylemektedir:
"Kahinler yazısı denen kısımlarda, Yahudi şeriatı artık son ve kesin şeklini alır. Bunların bir hahamlar topluluğunun eseri olduğu anlaşılmaktadır. Bu topluluğun da bütün Musa kitaplarını (Tevrat'ı) yeniden elden geçirmiş oldukları bellidir. Ama kendi koydukları kuralları, hep Musa'nınmış gibi göstermişlerdir." (Musa ve Yahudilik, Hayrullah Örs, sh.36, 37)

Hahamlar, Tevrat'ı kendi inançları doğrultusunda bozarken, kendi statülerini de korumayı unutmamışlardır. Tevrat'ta hahamlara kayıtsız şartsız itaat edilmesine dair pek çok ayet vardır. Tevrat'ın çoğu yerinde kahin olarak geçen hahamlar şu şekilde anlatılmaktadır:
"Levi oğulları, kahinler yaklaşacaklar, Rabbin onları seçti ve her dava da, her dövüş de onların sözlerine göre olacaktır." (Tesniye Bölümü, 22/5)

"Ve her kim, Allah'ın Rabbe hizmet etmek üzere orada duran kahini veya hakimi dinlemeyerek küstahlıkla davranırsa, o adam ölecektir." (Tesniye Bölümü, 17/2)

Bu şekilde Tevrat'ı kendi inanç ve çıkarları doğrultusunda değiştiren hahamlar, tarih boyunca Yahudi toplumunu idare etmişlerdir. Bugün hâlâ İsrail Devleti'nde her iş hahamların sözüne göre yapılmaktadır.

Hahamların Tevrat üzerinde yaptıkları ekleme ve değiştirmeler, tek orijinal ilahi kitap olan Kur'an'da şu şekilde anlatılıyor:

"Artık (Ey mü'minler!) onların (Yahudilerin) size inanacaklarını umar mısınız? Halbuki onlardan (hahamlık eden) bir zümre vardır ki Allah'ın kelâmını (Tevrat'ı) dinlerlerdi de akılları aldıktan sonra onlar bunu bile bile tahrif (ve tağyir) ederlerdi (bozup değiştirirlerdi)." (Bakara Suresi, Ayet: 75)

"Artık vay hâllerine, Kitab'ı kendi elleriyle yazıp, sonra az bir değer karşılığında satmak için: Bu Allah katındandır, diyenlere. Artık yazıklar olsun elleriyle yazdıklarından dolayı onlara, yazıklar olsun kazandıklarına." (Bakara Suresi, 79)

Dolayısıyla Yahudilik, hahamların tutucu ve ırkçı düşünceleriyle meydana gelmiş bir ideolojidir. Fanatik hahamlar, eski dinlerdeki sapık inançları Tevrat'a ustaca yerleştirip, bu ideolojiye din süsü vermişlerdir.
KABALA

"Modern Masonluk kabalist esasları muhafaza etmiştir. Bundan başka mason sistemleri, tamamıyla kabalist fikirlere ve ilme dayandırılır." (Çırak Kardeşlik Kolu, no.3, sh. 13-14)

Kabbala, Tevrat inmeden çok daha önceleri Yahudi ruhban sınıfının geliştirdiği bir öğretidir. Kabala büyü ve Şeytani güçlerle bağlantı sanatıdır.
"Negatif güçlerin öğretisi" olarak tanımlanan Kabbalizm temelde Şeytan'ın dininin tüm özelliklerini içerir. Masonluk tamamen kabalist öğretiye dayalıdır:

"Gelenek" veya "Ağızdan kulağa" anlamına gelen Kabala "sır" esasına dayalıdır. Bu sırların tamamı, Jerusalem Lodge (Kudüs Locası)'nın üç Kabalisti tarafından ezberde tutulur. Kabalistlerden biri öldüğünde İsrail'in 70'ler Meclisi'nden (Sanhedrin) seçilen bir aday aynı bilgileri devralır.


"Kabala kitaplarının metinleri sembollerle doludur, Her devirde, bunların manasını bilen Üç Yahudi bulunur. Bunlardan ölenin yerine, bir alt kademeden (Sanhedrin, 70'ler Meclisi) en iyisi seçilir, diğer ikisi tarafından sırlara vakıf edilir." (Türk Mason Dergisi, s.21, sh.1095)

"Sanhedrin üyelerinin tümü büyü bilmek zorundadır."
(Das Reich Satans, Karl R.H. Frick, sh.85)


Faal, Kara büyü ve
 Şeytanlarla ilişki kurma ile ilgili bilgileri kapsayan Kabala, Masonik öğretinin temelini oluşturur. Bu nedenle Kabbala'nın teorik ve pratik uygulamaları ile ilgili bilgiler 33 kademeye ayrılmıştır. Kabbala'nın vermeye çalıştığı eğitimin özü ise metafizik güçlerle irtibat kurarak Evrenin Ulu Mimarı, yani Şeytan'ın sırrının tüm manalarını içeren bilgiye ulaşmaktır.

"Kabala büyücülüğün anlamını kavrar. Kabala sayesinde kara büyü dünya çapında itibar görmüştür." (Das Reich Satans, Karl R.H. Frick, sh.101)

"Kabala, bilinçaltının kapılarını açan ve ruhu saran manevi değerlerin dışarı çıkmasını sağlayan anahtardırMasonluk onu insanın yaşamı anlaması için gerekli görür." (New Age Mason Dergisi, sayı 77, sh.31)

"Pratikte Kabala, kötülüklerle ilgilenmenin yolu ve semboller yoluyla psikolojik dünya üzerinde güç kazanmanın tehlikeli bir sanatı ve büyüye dayalı bir formudur." (Kabbalah, Tradition of Hidden Knowledge, Zev Ben Shimon Halevi, sh.12)

Kabbalist eğitimle yetiştirilecek adaylar, Mason Üstad-ı Azamlar tarafından dikkatle seçilir ve aday, ancak bir kademenin bilgilerini tam anlamıyla hazmedince diğer bir kademeye geçebilir. Bu taktiğe Masonik dilde "Uykulu gözlere ışığın yavaş yavaş verilmesi" denir.
TALMUD

Yahudi hahamlar, Tevrat'ı bozup değiştirmekle yetinmemişlerdir. Tevrat'ta bulunan bütün hükümler hahamlarca biraraya getirilmiş, detaylandırılmış ve çeşitli eklemelerle açıklanmıştır. Talmud, bu Tevrat yorumunun, ya da başka bir deyişle tefsirinin ismidir.

Tevrat üzerinde yapılan bu yorum ve açıklamalar, asırlarca nesilden nesile  aktarılmıştır.

                                                                                                               

Milattan sonra 2.yy.'da bu yorum ve açıklamaları Yahudi Haham Nasi Yuda, yazılı hale getirerek Talmud'u oluşturmuştur. Bu Talmud iki kısımdan oluşur. Asıl kısmı oluşturan Mişna ile, yorum kısmını oluşturan Gamera.
Talmud, Yahudi dininde büyük önem taşımaktadır. Okullarda Tevrat ile birlikte okutulan Talmud, bir yasa niteliğindedir. Yahudilerin kabul ettiği şu prensipten, Talmud'a ne kadar önem verdikleri belli olmaktadır:
"Her Yahudinin öğrenimini üç kısma ayırması ve üçte birini Tevrat'ın eğitimine, diğerini Mişna'nın eğitimine ve diğerini
de Gemara'nm eğitimine ayırması gerekir." (ibrani  Edebiyatı, s. 14)

Hahamlar, Tevrat'taki dünya hakimiyeti ile ilgili hükümleri Talmud'da genişletmişlerdir. Bütün özlem ve isteklerini bu kitaba sokan hahamlar, Mesih inancını da Talmud'da detaylı olarak anlatmışlardır.
Bunun yanısıra, Yahudi ırkının üstünlüğü inancı, Talmud'da çok ayrıntılı olarak işlenmiştir. Yahudilerin üstünlüğü ahiret için de geçerlidir. Talmud'a göre cehennem ateşi Ben-i İsrail günahkârları ve hahamların talebeleri üzerinde etkili olmayacaktır.

Talmud, Yahudilerin dünyanın sahibi olduğunu ilan eder. Talmud'a göre, Yahudi olmayan birisinin malı, onu ilk bulan Yahudi'nindir. Yahudiler bütün ırklardan üstündür. Diğer milletlerin tohumu hayvan tohumudur.

12 Haziran 2013 Çarşamba

Japonya'ya atılan atom bombaları da yahudilerin siyonistlerin işi

Japonya'ya atılan Atom Bombaları da yahudilerin Siyonistlerin işi

Siyonist İmzalı Kitle Katliam Silahı ATOM BOMBASI

"Ve Allah'ın Rab onları senin önünde ele vereceği ve sen onları vuracağın zaman; onları tamamen yok edeceksin ve onlara acımayacaksın" (Tevrat, Tesniye Bölümü, 7/2)
"Ve onun şehirlerinde ateş tutuşturacağım ve çevresinde olanların hepsini yiyip biterecek"
(Tevrat, Yeremya Bölümü, 50/32)

Siyonistlerin insanlığa karşı kullandıkları en acımasız silah olan Atom Bombası, 20.yy.'ın başlarında Siyonist bilim adamları tarafından icat edilmiştir.

Avrupa'da tamamen Siyonist önderlerin kontrolü altında yürütülen çalışmalarda, bombanın teorik temelleri atılmış, sıra bombanın üretimine gelmişti. Nükleer bir bombanın yapımı için artık toplu bir çalışmaya ve büyük bir sermayeye ihtiyaç kalmıştı.

Siyonist bir organizasyon vasıtasıyla II. Dünya Savaşı başlarında Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinden Amerika'ya göç eden Siyonist bilim adamları bir araya gelerek o zamanki Devlet Başkanı Siyonist ve Mason Theodor Roosevelt'le Atom Bombası'nın ABD'de üretimi konusunda anlaştılar.

Böylece Roosevelt'in kararıyla Siyonist bilim adamları Niels Bohr, Leo Szilard, Enrico Fermi, Alexander Sachs, Eugen Wigner, Victor Weisskopf, Eduard Teller'in önderliğinde (MANHATTAN PROJESİ adı altında) Atom Bombası'nın yapımına başlandı. Proje yukarıda saydığımız Siyonist bilim adamları ile bu konuda uzman diğer 23 Siyonist bilim adamının çalışmaları sonucunda gerçekleştirildi (Deutschiand ohne Juden)

"II. Dünya Savaşı süresince bombanın yapılmasında en büyük simalardan biri olarak ün saldı. Almanya'dan göç eden zengin bir Siyonist bankerin oğlu olan Oppenheimer, Atom Bombası'nın yapımında Los Alamos Laboratuarları yöneticisi olarak görevliydi.

Daha sonra termonükleer (yakarak öldüren) bombaların üretiminde büyük rol oynadı," (Encyclopedila Judaica 12/1430)

Bombanın finansmanını ve bilimsel idareciliğini de yine üç büyük Siyonist milyarder üstlenmişti. Bunlar Bernard Barudi (ABD Devlet Başkanları'nın ekonomi ve savunma danışmanı, milyarder silah tüccarı), Robert. Oppenheimer (milyarder işadamı ve Atom Bombası'nın yapımını yöneten bilim adamlarından), Bertrand Leopold Goldschidt (milyarder işadamı ve Atom Bombası'nın yapımını yöneten bilim adamlanndan)'ti (Deutschiand ohne Juden)

O sıralarda henüz savaşa girmemiş olan Amerika'nın böyle bir işe kalkışmasına gerekçe olarak Almanya'nın da aynı bombadan imal ettiği ve bunu kullanmak islediği tehlikesi gösteriliyordu.
Oysa böyle bir tehlikenin hiç bir zaman olmadığı herkesçe bilinen bir gerçekti. Çünkü zaten bu konudaki söz sahibi tüm bilim adamları Amerika'ya göç etmiş olan Siyonistlerdi. Almanya'nın tek başına böyle bir bomba tasarlayıp üretebilecek imkanı yoktu (Deutschiand ohne Juden); (Masonluk ve Kapitalizm, Araştırma Yayıncılık, 1992, İst, S.484-193)




Fakirleri koruma derneği - gerçek adı ile B'nai B'rith

Fakirleri koruma derneği - gerçek adı ile B'nai B'rith
Fakirleri koruma derneği - gerçek adı ile B'nai B'rith


B'nai B'rith Ibranice'de 'Ahit'in Çocuklari' anlamina gelir. Sadece Yahudilerin üye olabildigi dünyanin en etkili siyonist teskilatidir. 1843'te 12 Alman Yahudisi tarafindan New York'ta resmilestirilen bu örgütün temel amaci, siyonizmin dünya çapindaki menfaatlerini saglamaktir.

B'nai B'rith 1938'de, dört önemli Yahudi organizasyonunun taktiklerini, savunma planlarini hazirlayan Genel Yahudi Kurultayini olusturdu. Daha sonraki faaliyetlerini çogaltan örgüt, B'nai B'rith Dergisi, Aylik Ulusal Yahudi Dergisi, B'nai B'rith Haberleri gibi yayinlarla tüm ülkelerde siyonizm propagandasi yapmaya basladi. Yahudi gençler için dinsel ve irkçi egitim yapan merkezler meydana getirdi. Bunlardan en önemlisi olan 'Aleph Zadik Aleph' adli teskilat vasitasiyla 13-21 yas gruplarina siyonizm düsüncesini empoze etti. B'nai B'rith üyeleri sadece kendilerinin girebildigi 'loca' adini verdikleri yerlerde toplanirlar. Ayni masonlarda oldugu gibi önemli kararlar loca baskanlarinin bir araya geldigi ' Süprem Konsey' toplantilarinda alinir.

B'nai B'rith, Masonluk ve Bilderberg Grup gibi siyonist teskilatlarin beynidir. Bunlarla isbirligi içinde dünya siyaseti ve ekonomisini yönlendiren kritik kararlar alir. Tüm Yahudi organizasyonlari B'nai B'rith'e baglidir. Böylece örgüt bütün Yahudilerin ve özellikle Israil'in çalismalarindan ve karsilastiklari problemlerden aninda haberdar olur.Britannica Ansiklopedisi B'nai B'rith konusunda sunlari yaziyor:

'B'nai B'rith, Birlesmis Milletler'de yer alan çok sayida üyesiyle Yahudi organizasyonlarinin koordine edildigi bir merkez olarak bilinir. Israil'in menfaatleri ve yahudilerin genel meselelerinin halli için ülke liderleriyle iletisim kurar.'

Nitekim II.Dünya Savasi sirasinda organizasyon baskani Henry Mosky, 1942 'de Alman Yahudisi Nahum Goldman, Israil Cumhurbaskani Weizman ve siyonist lider Wise ile gizli paln yaptilar ve Amerika'nin siyonizmi açik desteklemesi kararini aldilar. (Edward Tiunan, The Lobby, sf.23)

Ayni zamanda Birlesmis Milletler'de en önemli noktalarda bulunan üyeleri sayesinde uluslararasi kararlari istedigi sekilde yönlendirir, Iletisim kurulan bu liderlerin kimler oldugunu tahmin etmek güç degil. Tüm ülkelerde kolu olan B'nai B'rith her siyonist örgüt gibi onu sevimli gösterecek, faaliyetlerine paravan teskil edecek hizmet ve yardim çalismalari yapar. Türkiye'deki B'nai B'rith teskilatinin adi da 'FAKIRLERI KORUMA DERNEGI'dir. Bütün üyeleri Yahudi olan dernege Yahudi cemaatinin sadece en seçkinleri kabul edilir.

Açılım Süreci Hep Yahudileri, Siyonistleri ve CIA'nı sevindiriyor. Yedi ceddi Yahudi karısı CIA ajanı olan Kemal Derviş de açılımdan çok memnun

açılım süreci, apo, vatan haini, denilmemeli, kemal derviş, CIA, kripto yahudi, karısı
Açılım Süreci Hep Yahudileri, Siyonistleri ve CIA'nı sevindiriyor.
Yedi ceddi Yahudi karısı CIA ajanı olan Kemal Derviş de açılımdan çok memnun

Taha Akyol'a konuk olan Kemal Derviş'ten çarpıcı açıklamalar

Eski Devlet Bakanı-Ekonomist Kemal Derviş, CNN TÜRK'te Taha Akyol'un konuğu oldu. Çözüm süreci hakkında düşüncelerini paylaşan Derviş çarpıcı açıklamalarda bulundu.

'VATAN HAİNİ DENMEMELİ' 

Çözüm sürecinde iki temel noktanın olduğunu belirten Derviş 'Biri şiddetin olmaması ikincisi ise herkesin özgürce fikrini söyleyebilmesi ve öneri getirebilmesidir. Bu öneriyi getirene vatan hanini denmemeli. Her türlü öneri demokratik bir çerçevede tartışılmalı. Herkesin amacı aynı bu ülkede barış içinde yaşamak'dedi.

'ÖCALAN DEĞİŞMİŞ OLABİLİR'

Barışın her neticede düşmanla yapıldığını kaydeden Derviş, 'Hep geriye gidersek işin içinden çıkamayız. Ben insanların değişebileceği kanısındayım. Bugünkü Öcalan, 20 yıl önceki Öcalan değildir belki de. Her insan deneyimlerinden öğrenebilir. Kendisi şiddete karşıysa ve şiddetin sona ermesinde yardımcı olabilecekse yardımcı olsun' ifadelerini kullandı.

'ŞU ANDAKİ GÖRÜNTÜ SEVİNDİRİCİ'

Türkiye'nin artık güçlendiğini ve her şeyi tartışa bileceğini söyleyerek devam eden Derviş, PKK'nın silah bırakması konusunda ise 'PKK'nın ne zaman silah bırakacağı konusundaki belirsizlik rahatsız edici. Bu konuda ayrıntılara girmek benim için zor. Silah oldukça tehlike devam ediyor ama şu andaki görüntü bile sevindirici. Çünkü son haftalarda olay yok çekilme var.' şeklinde konuştu.

VATAN

Hitler'i Siyonistler iktidara getirdiler

Hitler'in iktidara gelmesinde Siyonizmin kontrolündeki Alman basınının etkisi
Hitler'in iktidara gelmesinde Siyonizmin kontrolündeki Alman basınının etkisi

Nazi Almanyası'nda Siyonist Basın İmparatorluğu
II. Dünya Savaşı öncesinde, Hitler'in Nasyonal Sosyalist partisini iktidara getirmesinde, Alman basınını tekeline almış Siyonist yayın kuruluşları çok büyük rol oynamışlardır. Siyonist basın monopolü, halkı Almanya'da yaygınlaştırmak istedikleri ırkçı nasyonal-sosyalist ideoloji doğrultusunda yönlendirip bu ülkeyi en büyük savaşın ateşleyicisi durumuna sokmuştur. Bu büyük Siyonist basın-yayın kuruluşlarından bazıları şunlardı:

Ullstein (ailesi) yayınevi: Berliner İllustrirte, BZ am Mittg, Berliner Morgenpost Berliner Zeitung, Vossiche Zeitung, Deutsche Allgemenie Zeitung isimli gazetelerin sahibi.

Politik olmayan yayınları: Dame, Baumwelt, Verkehrstechnik, Sieben Tage (radiprogram dergisi), Herteren Fridolin, Grüne Post

Mosse (ailesi) Yayınevi: Berliner Morgenzeitung, Berliner Tageblatt, Berliner Volk-Zeitung, 8-Uhr Abendolatt, Annocen-Expedition, Rudolf- Mosse-Code.
Mosse Hitler için dev reklam kampanyaları düzenlemiştir.

-Hugenberg basın imparatorluğu Scherl Yayınevi:
Bütün Almanya'nın fikrini yönlendiren bu yayınevi, kurucusu August Scherl’in ismini taşıyordu. Ancak 1. Dünya Savaşından önce el değiştirerek Siyonist olan Rhein ağır sanayisinin eline geçmiştir. Yayınevini, Agust Scherl'den gizli bir grup satın almıştır. Bu gizli meclis üyelerinin bir kısmı şunlardı: Oppenheim (Siyonist), Speyer (Siyonist), Luis Hagen (Siyonist). Siemens (Siyonist), Bosch (Mason).

II. Dünya savaşından önce bu yayınevini Krupp'un genel müdür ve gizli danışmanı olan Siyonist Dr. Alfred Hugenberg devralmıştır. Siyonist Krupp ve Ruhr endüstrisinin yardımıyla basın imparatorluğunu kurmuştur. Yayınları: International Haber Acentası, Telegraphen-Union (TV) Telegraf Birliği, Allegmeine Anzeigengelellschaft en büyük Alman ilan acentası Wirschafts- stelle der Provinzpresse (Wipro), Natuum Darlehens AG, Vera Verlagsan- stalt GmbH, Berliner Lokalanzeiger, Die Woche ile büyük ve orta şehirlerdeki 14 önemli gazetede.

Universal-Film AG (UFA): Kurucuları, Hugenberg. Ruhr Bölgesi sanayicileri ve 1917'de Siyonist Emil Georg von Strauss (Emil Georg von Strauss aynı zamanda Lufthansa'nın kurucularından, Deutsche Bank'ın yönetim kurulu üyesi ve Georg von Siemens'in özel danışmanıdır.)
Siyonistler II. dünya savaşı öncesi film şirketleri aracılığıyla savaşı teşvik edici filmler göstererek halkı kırşkırtmış, Hitler ve Nasyonal- Sosyalist Parti'nin ateşli propagandalarını yapmışlardır. Propagandanın başarıyla yürütülmesinde en büyük pay prodüksüyon fabrikalarına, atölyelere ve çok sayıda sinema salonuna sahip Hugenberg Film Şirketi'ne aittir.

Alman National Sosyalist Parti'nin yöneticisi ve fikir babası olan Alfred Hugenberg aynı zamanda bir dönem Hitler'in ekonomi bakanlığını da yapmıştır.
Kaynaklar:
Deutschland ohne Juden

Bu güne değin en çok tıklanılanlar